Loading...
İNSAN(الانسان)-NAS(الناس)-ÜNAS (أُنَاس)


İnsan" Kelimesi "Nâs" Kelimesine Nasıl Dönüştü?

​Dilbilimcilerin büyük çoÄŸunluÄŸuna (özellikle Basra dil mektebine) göre "Nâs", aslında "el-İnsân" kelimesinin çok hızlı telaffuz edilerek aşınmış ve evrilmiÅŸ bir halidir. Bu dönüşüm ÅŸu teknik basamaklarla açıklanır:

  1. Asıl Kelime: Kelimenin aslı "Ünâs" (أُنَاس) ÅŸeklindedir. (Bugün hala Kur'an'da "İnsanlar" anlamında Ünâs kelimesi geçer; bkz. A'raf 82).
  2. Harf Düşmesi (Hazf): "Ünâs" kelimesinin başındaki "elif" (hemze) harfi, kullanım kolaylığı ve akıcılık sağlamak amacıyla zamanla düşmüştür.
  3. Belirlilik Takısı: Kelimenin başına "El" takısı getirilmiÅŸ (el-Nâs) ve dildeki evrimle birlikte bildiÄŸimiz "en-Nâs" (أُنَاس) formuna dönüşmüştür.

İşte bu iki kelime arasındaki semantik ve işlevsel farklar:

Belirlilik ve Belirsizlik Farkı

  • Ünâs: Kur'an'da genellikle belirsiz (nekra) ve gruplandırılmış topluluklar için kullanılır. ÖrneÄŸin, A'raf Suresi 82. ayette Lût kavmi için "Onlar (temiz kalmak isteyen) bir topluluktur (ünâs)" denilir. Burada "ünâs", genel insanlıktan ziyade, belirli özelliklere sahip küçük bir grubu niteler.
  • Nâs: Başına gelen "el-" (al-) takısıyla birlikte "belirli" (marife) bir kitleyi ifade eder. Bu, artık özel bir grup deÄŸil, hukuk karşısında eÅŸit olan, hitaba muhatap olan "kamu" veya "tüm insanlık" demektir.

Sesbilimsel Semantik

​Arapçada bir kelime ne kadar kısalır ve yoÄŸunlaşırsa, kapsama alanı o kadar geniÅŸler.

  • Ünâs: Daha yumuÅŸak, daha betimleyici bir kelimedir. Bir grubun karakterini çizer.
  • Nâs: Çok daha vurucu ve kapsayıcıdır. Kur'an bu kelimeyi seçerek "bireysel farklılıkları" bir kenara bırakır ve herkesi aynı potada (insanlık paydasında) toplar.

Ünâs" belirli bir grubu, "Nâs" ise evrensel kitleyi ifade ediyorsa, neden tarihsel/kısıtlı gruplar için de "Nâs" kelimesi de kullanılmaktadır?

​Bunun üç temel  sebebi vardır:

1. Sosyolojik  İlkesi:

​Kur’an, bazen küçük bir grubu (örneÄŸin o dönemki bir avuç müşriÄŸi veya Medine halkını) zikrederken "Nâs" der. Buradaki amaç, o grubun yaptığı eylemin tüm insanlık için tipik/evrensel bir karakter yansıttığını vurgulamaktır.

  • EÄŸer "Ünâs" deseydi, bu sadece "o günkü bir grup insan" olarak kalırdı. Ancak "Nâs" diyerek, o tarihsel grubun tavrını "İnsanlık prototipi" haline getirir.

Örnek: "İnsanlardan (Nâs) öylesi vardır ki Allah'a kıyısından köşesinden ibadet eder..." (Hac, 11). Burada kastedilen tarihsel bir şahıs olsa da, kullanılan "Nâs" kelimesi bu karakterin her devirde var olacağını ilan eder.

2. Hitapta "İmâ" ve"Genelleme"

​Arap belagatinde bir grubu "Nâs" (İnsanlar/Halk) diye anmak, o grubun bireysel kimliklerini silip onları "toplumsal bir kitle" olarak muhatap almak demektir.

  • Ünâs kelimesi, grubu "ayrıştırır" ve "tanımlar". (Siz ÅŸusunuz).
  • Nâs kelimesi ise grubu "toplumsallaÅŸtırır" ve "sorumlu tutar". (Siz, insanlık ailesinin bir parçası olarak bunu yapıyorsunuz).

3. "Ünâs" Kelimesinin Kur'an'daki Teknik Sınırı

​Kur'an'da "Ünâs" kelimesi çok nadir geçer (toplam 5 kez) ve geçtiÄŸi yerler dikkat çekicidir. Bu kelime genellikle parçalanmış, bölünmüş veya sınıflandırılmış gruplar için kullanılır:

  • MeÅŸrep ayrımı: "Her grup (ünâs) kendi içeceÄŸi yeri bildi." (Bakara, 60). Burada "Nâs" denilmemesinin sebebi, insanların bir bütün deÄŸil, kabile kabile ayrılmış olmasıdır.
  • Lût Kavmi örneÄŸi: "Onlar (ünâs) temiz kalmak isteyen bir topluluktur." (A'raf, 82). Burada da toplumun genelinden ayrışan "özel bir küme" vurgusu vardır.

Özetle: Tarihsel bir olayda "Nâs" kelimesinin kullanılması, o olayın tarihsel kabuğunu kırıp evrensel bir ibret haline getirmek içindir. "Ünâs" ise sadece "bir grup" demektir ve o grubun sınırları içinde hapsolur. Kur'an, mesajının evrenselliğini korumak için tarihsel aktörleri bile "Nâs" (İnsanlık) kümesinin içine katarak anlatır.

Nâs, İnsan ve Beşer kelimeleri birbirinin yerine kullanılıyor gibi görünse de semantik açıdan aralarında çok keskin ve hikmetli farklar vardır.

1. Beşer (Biyolojik Varlık)

​"BeÅŸer" kelimesi, insanın fiziksel, biyolojik ve maddi yönünü temsil eder. Kur’an’da bu kelime genellikle insanın yeme, içme, uyuma, yaÅŸlanma ve ölme gibi hayvani/maddi ihtiyaçları söz konusu olduÄŸunda kullanılır.

  • Vurgusu: Acziyet, ölümlülük ve fiziksel yapıdır.
  • Örnek: Peygamberlerin de birer "beÅŸer" olduÄŸu vurgulanırken bu kelime seçilir; çünkü onlar da acıkır ve yorulurlar.

2. İnsan (Psikolojik ve Entelektüel Varlık)

​"İnsan" kelimesi, beÅŸerin üzerine inÅŸa edilen akıl, irade, unutkanlık ve ünsiyet (baÄŸ kurma) özelliklerini kapsar. Daha çok bireysel yetenekler, sorumluluklar ve ahlaki tercihlerle ilgilidir.

  • Vurgusu: Åžuur, bilgi ve imtihandır.
  • Örnek: "İnsana bilmediÄŸini öğretti" (Alak, 5) ayetinde olduÄŸu gibi, muhatap bireysel bir bilinçtir.

3. Nâs (Sosyolojik ve Hukuki Varlık)

"Nâs" ise bu üçlünün toplumsal olanıdır. Kur’an "Nâs" dediğinde, tek bir kişiden değil, bir hukuk sistemine tabi olan, bir arada yaşayan, yönetilen veya yönlendirilen topluluktan/halktan bahseder.

  • Vurgusu: Sosyal iliÅŸkiler, hukuk, evrensellik ve kitle psikolojisidir.
  • Örnek: "Ey insanlar!" hitabı tüm beÅŸeriyetin sosyal bir kitle olarak muhatap alınmasıdır.