2️)NİNOVA’DAN AYRILIP GEMİYE BİNDİĞİ DEVRE
(Kızgınlık, Başarısızlık ve Kaçış)
Hz. Yûnus’un Ninova’dan ayrılıp gemiye bindiği dönem, bir
peygamberin yalnızca dış dünyayla değil, kendi iç dünyasıyla da yüzleşmesini
anlatan son derece çarpıcı bir kesittir. Kur’an bu süreci ayrıntılı psikolojik
tasvirlerle değil; seçilmiş kelimeler, semboller ve çağrışımlarla aktarır.
“Öfkeli hâlde gitmesi”, “kaçması”, “yüklü gemi” ve “kaybedenlerden olması” gibi
ifadeler, sadece tarihsel bir olayı değil; insanın başarısızlık duygusu
karşısında yaşadığı kırılmayı, kaçışı ve içsel savruluşu da görünür kılar. Bu
yönüyle Hz. Yûnus kıssası, tebliğ sorumluluğu taşıyan bir insanın öfke,
acelecilik ve kontrol arzusu karşısında nasıl imtihan edildiğini anlatan
evrensel bir bilinç eğitimine dönüşmektedir.
Kur’an-ı Kerim, Hz. Yunus’un kavminden ayrılış
sebebini مُغَاضِبًا (öfkeliyken) kelimesiyle ifade eder; ancak bu
öfke neyedir, kime yöneliktir sorusunu açık bırakır.
وَذَا النُّونِ إِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ أَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ
(Enbiyâ
21/87)
“Zünnûn’u
da hatırla. Hani öfkelenerek gitmişti ve kendisini asla sıkıştırmayacağımızı
sanmıştı.”
Kur’an’ın
bu suskunluğu, metni tek boyutlu bir okumaya kapatır; okuyucuyu, öfkenin yönü
ve mahiyeti üzerine tefekküre davet eder.
“Zünnûn”
İfadesi Ne Anlama Gelir?
Ayette
geçen ذَا النُّون (Zünnûn) ifadesi, “nun sahibi” olarak
çevrilir. Buradaki ن (nun) harfi, farklı düzlemlerde
anlamlandırılmaya müsaittir:
1. Ninova ile İlişkilendirme
Harflerin kimi zaman yer, kavram ya da aidiyet bildiren semboller
olarak kullanıldığı bilinir. Bu bağlamda “nun” harfi, Ninova’nın kısaltılmış
bir sembolü olarak okunabilir.
“Zü” eki ise sahiplik ifade eder. Bu durumda “Zünnûn”, Ninova’ya gönderilmiş,
orayla irtibatı olan peygamber anlamına gelebilir.
Bu yorum,
Ninova’nın bulunduğu Asur bölgesinin coğrafi formunun balık şekline
benzetilmesiyle de desteklenmiştir.
2. Harf Fazlalığına Dikkat Çeken Okuma
Kur’an’da “nun” harfi, Kalem Suresi’nde tek başına (ن) yer alırken;
Enbiyâ 87’de ذو نون şeklinde gelir. Bu harf artışı, Hz.
Yunus’un Ninova’dan ayrıldığı an ile dönüşü arasında niceliksel ve niteliksel
bir fark olduğuna sembolik olarak işaret ediyor olabilir. Yani şehir, terk
edildiğinde iman edenlerin sayısı ile dönüldüğünde karşılaşılan tablo aynı
değildir.
3. Şekilsel ve Psikolojik Okuma
Nun harfinin şekil itibarıyla anne karnındaki cenini
çağrıştırması, Hz. Yunus’un yaşadığı manevi sıkışmışlık, içe kapanma ve ruhsal
bunalımı sembolize eden bir okuma imkânı da sunar. Bu bağlamda “Zünnûn”, tebliğ
yükünün ağırlığı altında adeta iki büklüm olan bir peygamberin halini temsil
ediyor olabilir.
Niçin Öfkelendi? Kime Öfkelendi?
Kur’an bu
soruya açık bir cevap vermez; ancak bağlamdan hareketle birkaç ihtimal belirir:
1. Kavmine
Öfke
Hz. Yunus’un uzun yıllar süren tebliğine rağmen beklediği
karşılığı alamaması, kavmine karşı bir kırgınlık ve öfke doğurmuş olabilir.
Rivayetlerde geçen uzun tebliğ süreci, bu ihtimali güçlendirir.
2. Kendine
Öfke
Yunus kıssasının bütününe bakıldığında, öfkenin yönünün daha çok
kendisine dönük olduğu anlaşılır. Kavminin iman etmemesini, peygamberlik
görevinde bir başarısızlık olarak görmüş; bunun sorumluluğunu kendi üzerine
almış olabilir. Bu da özgüven kaybı, yetersizlik hissi ve ruhsal çöküntüye yol
açmıştır. Bu psikolojik hâl, onu Ninova’yı terk etmeye sürüklemiştir.
“Kaçış” ve
Gemi Metaforu
إِذْ أَبَقَ إِلَى الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ
(Sâffât
37/140)
“Kaçıp
dolu bir gemiye binmişti.”
Burada
geçen أَبَقَ (ebeka) fiili, sahibinden kaçan köle için kullanılır.
Bu
kelimenin tercih edilmesi, Hz. Yunus’un peygamberlik görevinden, yani kendisine
emanet edilen ilahî sorumluluktan uzaklaşma teşebbüsünü ima eder.
Gemi Ne
Taşımaktadır?
فُلْكِ الْمَشْحُون (yüklü
gemi) ifadesi, sadece maddi bir yükü değil;
öfke,
hırs, acelecilik, güvensizlik, ümitsizlik gibi nefsani ağırlıkları sembolize
eder.
Hz.
Yunus’un yükü, başarısızlık duygusu ve özgüven kaybıdır.
Bu gemiye
binen diğer yolcuların yükleri de benzer şekilde dünyanın ağırlaştırıcı
yükleridir.
Nuh’un
Gemisi – Yunus’un Gemisi Karşılaştırması:
Nuh’un
Gemisi
Allah’ın
emriyle yapılır
İman ve
teslimiyet gemisidir
Kurtuluş
aracıdır
İlahi
kontrol altındadır
Gemide
kalan kurtulur
Yunus’un
Gemisi
Nefsin
yönlendirmesiyle binilir
İmtihan ve
yüzleşme aracıdır
Nefsani
arzularla doludur
Aşırı
yüklüdür
Gemiden
atılan arınır
Bu karşıtlık, teslimiyet ile kaçış, iman ile
ego arasındaki farkı görünür kılar.
Kur’a ve
Kayış (مدحضين)
فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ الْمُدْحَضِينَ
(Sâffât
37/141)
دحض kelimesi;
kaymak, boşa çıkmak, kendi ayağını kaydırmak anlamlarına
gelir. Elmalılı’ya göre burada kastedilen, Hz. Yunus’un kendi tercihiyle
bu noktaya gelmiş olmasıdır. Yani insan, yanlış tercihlerle kendi zeminini
kendisi kayganlaştırır. Temel Mesaj:
Hz. Yunus,
tebliğin sonucunu mutlak olarak görmek istemiş; sonucu kendi kontrolünde
sanmıştır. Oysa Kur’an bize şunu öğretir:
Sorumluluk
insana, sonuç Allah’a aittir. Başarı da başarısızlık da sahiplenilmez.
Öfke ile alınan kararlar, insanı daha derin karanlıklara sürükleyebilir.
Hz. Yûnus’un gemiye binişi, fiziksel bir yolculuktan
çok ruhsal bir kaçışın sembolü olarak okunabilir. İnsan bazen sonuç alamadığı
mücadelelerden uzaklaşmak, yüklerinden kaçmak ve başarısızlık hissinden
kurtulmak ister; fakat Kur’an, çözümün kaçışta değil, teslimiyette olduğunu
öğretir. Hz. Yûnus’un yaşadığı süreç, öfkenin insanı nasıl daralttığını;
kontrol etme arzusunun ise kişiyi kendi ayağını kaydıran bir zemine
sürükleyebileceğini gösterir. Buna karşılık ilahî mesaj nettir: İnsan
görevinden sorumludur, neticeden değil. Bu nedenle Yunus kıssası, yalnızca bir
peygamberin hikâyesi değil; modern insanın tükenmişlik, başarısızlık korkusu ve
içsel kaçışları karşısında yeniden denge kurmasını öğreten derin bir teslimiyet
çağrısıdır.