Loading...
YUNUS BİN METTA

KUR’AN’DA HZ. YÛNUS (A.S.) KISSASI

Hz. Yûnus’un (a.s.) kıssasının Peygamber Efendimiz’e anlatılması, bu kıssanın yalnızca belirli bir tarihsel döneme değil, bütün zamanlara hitap eden evrensel dersler içerdiğini göstermektedir. Kur’an, Hz. Yûnus kıssasını geçmişte yaşanmış bir olay olarak aktarmakla yetinmez; onu, vahyin muhatap aldığı her toplum için ibret ve uyarı vesilesi kılar.

Hz. Yûnus’un davet ettiği toplum ile Hz. Muhammed’in (s.a.v.) muhatap olduğu toplum, farklı çağlarda yaşamış olsalar da zihniyet bakımından benzer özellikler taşımaktadır. Her iki toplum da tevhid çağrısının, yalnızca inanç alanında değil, hayat tarzında köklü bir dönüşüm gerektirdiğinin farkındaydı. Bu nedenle Hz. Yûnus’un davetini kabul etmek, Ninova halkı için mevcut düzenlerini ve alışkanlıklarını terk etmek anlamına geliyordu.

Toplumların tercih ettiği inanç sistemi ise çoğu zaman, konuşmayan, hayata müdahil olmayan, sorumluluk yüklemeyen otoriteler (putlar) üzerinden kendi hevâ ve heveslerini ilahlaştırmaya imkân tanıyordu. Bu tür inanç yapılarında Allah, yaratıcı olarak kabul edilse bile tek ilah ve mutlak Rab olarak benimsenmemekte; insan, sınırlarını kendisinin çizdiği bir hayat anlayışını sürdürmektedir. Oysa İslam inancında Rab, hayatın yalnızca bir bölümüne değil, bütün alanlarına müdahildir. Peygamberler bu hakikati ilan ettiklerinde, toplumlarıyla çatışmaları kaçınılmaz olmuştur.

TUBA BAÅžARAN
DENEME MESAJI