KUR’AN’A GÖRE HZ. YÛNUS (A.S.) KISSASINA GİRİŞ
Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Yûnus (a.s.) kıssası, bazı peygamber
kıssalarına kıyasla daha sınırlı ayetlerde zikredilmekle birlikte, içerdiği
mesajlar bakımından son derece dikkat çekici ve öğreticidir. Kıssa, nicelikten
ziyade yoğunluk ve derinlik esasına dayanır; özellikle peygamber–toplum
ilişkisi, sabır, tebliğ ahlâkı ve ilahî rahmetin kuşatıcılığı gibi temel
temaları güçlü biçimde ortaya koyar.
Yûnus isminin, İbranice “yonah” (güvercin) kelimesinin
Arapçalaşmış şekli olduğu ifade edilir. Güvercin, birçok kültürde olduğu gibi
İbrani geleneğinde de barış, selamet ve masumiyet sembolüdür. Bu bağlamda Yûnus
isminin balıkla doğrudan bir anlam ilişkisi bulunmamaktadır. Nitekim Hz. Yûnus
İbrani asıllı bir peygamberdir.
Kur’an’da peygamber isimlerinin, gönderildikleri kavimlerin
dil ve kültürel bağlamlarına uygun biçimde kullanıldığı; ancak Arapça vahiy
dili içinde belirli fonetik ve anlam uyarlamalarına tâbi tutulduğu görülür.
Örneğin Hz. İbrahim’in ismi, İbranice Avram (yüce baba) ve daha sonra Abraham
(milletlerin babası) formunu almış; Arapça’da ise İbrahim(merhametli baba)
şeklinde yerleşmiştir. Benzer şekilde Hz. Musa’nın ismi, Mısır dilinde mose
(doğan) ve İbranice Moşe (sudan çıkarılan) anlamlarıyla ilişkilendirilir.
Kur’an’ın Musa ismini herhangi bir firavun unvanına nispet etmeksizin
kullanması, onun ilahî kökenli bir misyona sahip olduğunu ve putperest
bağlamdan bilinçli biçimde ayrıldığını göstermesi bakımından dikkat çekicidir.