KUR'AN'DA ÜMMET KAVRAMI
Kelimenin kök harfleri u.m.m
(ا م م)
dir.
"Anne" ile "ümmet" arasındaki bağ, Arap lügatlerinde
özellikle vurgulanır:
Lisânü'l-Arab: “Um
her şeyin kaynağıdır.”
الام أصل
كل شيء
Aynı kökten türeyen "ümmet" için temel anlam : “Besleyen
yön veren doğuran merkez”
🔸️Kökü aynı olan topluluk
🔸️Tek merkezden beslenen ve büyüyen topluluk
🔸️Aynı amacı, yolu, ilkeleri rehber edinen birlik
Bu nedenle Arap dilcileri,
"ümmet"in sadece "topluluk" demek olmadığını, ortak bir
kaynağa bağlı olarak büyüyen topluluk anlamı tașıdığını belirtirler.
Millet:
İnanç kurallar kaideleriàSistemdir
topluluğun kendisi değildir.
Ümmet: Aynı kaynaktan beslenen, aynı hedefe
yönelen toplulukàHem
teolojik hem sosyal merkezden doğma birlik.
Yani
"ümmet"i, sıradan bir demografik topluluk değil, manevî- fikrî-
ahlaki bir merkezden yayılan canlı bir organizma olarak düşünmek gerekir.
Kur'an'da "ümmet" ve "umm (anne)"
kelimeleri semantik olarak ilişkilidir:
Ümmü'l-Kitap: İşin temeli, özü, kaynağı
Ümmül-Qurâ: Şehirlerin
anası - medeniyetin merkezi-
Ümmet: Aynı kaynaktan beslenen topluluk
Dolayısıyla "ümmet"i birbirini doğuran, büyüten,
besleyen, aynı kaynağa bağlı topluluk.
Kur'an'daki semantik alan şöyle bir organiklik
taşır:
🔹️Ümmet,
"anne" gibi bir köke bağlanır.
🔹️Bu
kökten bir değerler bütünü doğar.
🔹️Bu
değerler topluluğu besler, sürdürür ve büyütür.
Kur'an'da "Ümmet" kavramı yaklaşık
64 kez geçer. Anlam gruplarını 5 başlık altında inceleyeceğiz;
1)Ümmet aynı ortak değerler ve inanç birlikteliğinden doğmuş toplum demektir.
Bu manada inancı
doğru tevhid dini mensupları da ümmettir inkarcı toplumlarda ümmettir.
Esasen
Allah insanlar için ilk baştan böyle bir tek ana değer (tevhid) potansiyeliyle
yaratmış ancak insanlar zamanla anlaşmazlığa düşerek bu birlikteliği bozmuşlardır.
Yani inançlı toplumlar zaman içinde inançsız toplumları doğurmuştur.
2 Bakara Suresi.213: İnsanlar tek bir ümmetti. Allah,
müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde,
insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek
üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra
o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa
düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında
ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.
(Diyanet Meali)
İnsanların
anlaşmazlık sonucu ortak kökten ayrılmaları aslında irade verilmiş olması
sebebiyle Allah’ın insan için takdiri ve onun kaçınılmaz sonucudur.
16 Nahl Suresi.93: Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet
yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir.
Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz. (Diyanet Meali)
1)Tüm elçilerin aynı gaye ile gönderildiği tevhid eksenli “İslam”
topluluklarının hepsine birden “tek ümmet=ümmetün vahidetün” denir. Tek anneden
doğmuş anlamına vurgu vardırà Nuh
,İbrahim ,İsmail ,İdris ,Zülkifl ,İshak ,Yakup , Yunus ,Eyyüb ,Davud ,Süleyman
,Zekeriyya ,Yahya ,İsa , gibi elçilerin isimleri zikredildikten sonra Muhammet
ümmetine de sizde bu inanç ailesinin bir evladısınız vurgusu vardır àEnbiya 76-92
Muhammede
vahyedilen din de ”ümmetün vahidetün”ün bir parcasıdırà
23 Muminun 52: Şüphesiz bu (İslâm), tek bir din olarak sizin dininizdir. Ben de Rabbinizim.
Öyle ise bana karşı gelmekten sakının. (Diyanet Meali)
Kuran, mümin
topluluğu "ümmet" kelimesiyle nitelendirirken özel sıfatlar ekler:
🔹️Ümmeten vasatan" (örnek, dengeli bir ümmet)àBakara 143
🔹️"Hayra çağıran ,marufu emreden münkerden nehy eden bir ümmet" àÂl-i imrân 104 ,110
Bu tek
ümmet=ümmetün vahidetün iki başlık altında inceleyeceğiz;
a) Bir elçi
etrafında toplanmış belli zaman ve coğrafyada yaşamış imanlı insan
topluluklarına da ümmet denir. Bu toplumların hepsine elçiler gelmiştiràYunus 47 Fatır
24
Bu elçiler
geldikleri toplumun Allah katında şahitleri olacaktıràNisa 41 Nahl 84 ,89
Hepsinde ortak
ibadetler vardır. Bunlardan biri de “kurban ibadeti”diràHac 34
Ayrıca ibadet
farklılıkları da vardıràHac
67
b) Aynı risalet
çerçevesi içinde olmalarına rağmen tevhid ümmeti inanç birliğine sahip
toplumlarda olsalar değerleri anlama kavrama ahlaka dönüştürme kapasitesi
bakımından aynı değildir. Tıpkı aynı annenin iki farklı karakterde evladı gibi.
3 Ali İmran Suresi.113: “Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir
değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak
Allahʼın âyetlerini okuyan
bir ümmet da vardır.” (Diyanet Meali)
Benzer ayetlerà Araf
159 ,164 ,168 Maide 66
2) Allah’n dinin dışında inanç sistemlerine tabi
topluluklara da ümmet denir. İnkarcılarda kendi içlerinde ümmet oluşturur.
“Bunlarda inkardan
doğan evlatlardır.”
İnkarcı
ümmetlerin ortak özelliklerini şu şekilde özetleyebiliriz;
🔸️Kendilerine mutlaka elçi gelmiştirà Muminun 44
🔸️Kendilerine gelen elçiyle mücadeleye girişip
Onları etkisizleştirmeye çabalamışlardıràMumin
5
🔸️Yaptıkları yanlışı güzel görüp savunmakta ısrarcıdırlarà Enam 108
🔸️Belli bir refah seviyesine ulaşmış ve bu sebeple
şımarşımarışla.Atalarının bozuk inanç sistemine tabidirler yanlışı
sorgulamazlar àZuhruf
22 ,23
🔸️Bu azgınlığın belli bir vadesi vardır. Tanınan süre dolunca bu
tarz toplumlar helak ediliràAraf
34 Yunus 49 Hicr 5
Muminun 43
🔸️Sonunda diz çöktürülmüş halde ahirette hesaba
çekilir , cehenneme sürülürleràCasiye
28 Neml 83 Araf 38
Bu süreçler bir
toplumun doğma büÿüme gelişme ve ölümünü anlatır. Kur'an birçok kavmi șöyle
tasvir eder:
Bir dönem güçlü ve üretken oldular (Ad, Semûd, Sebe')
Sonra itibar kaybı, bozulma, çözülme yaşadılar.
En sonunda çöküş veya yok oluş gerçekleşti.
Bu süreç,
insandaki biyolojik yaşama benzer. (doğuşàbüyümeàolgunlukà bozulmaàyok oluş)
Râzî, ibn Haldûn,
ibn Kesîr gibi âlimler bu döngüyü açıkça anlatır. Yani toplumsal döngü =
biyolojik döngü benzetmesi Ìslami literatürde meşrudur.
Mukaddime'de ibn Haldûn der ki:
Devletler 3 nesil yaşar:
a. Kuruluş
b. Güç
C. Çöküş
Üçüncü nesilde
toplum "inhitât" (çöküş) evresine girer. üretkenlik biter, ahlak
aşınır, dayanma gücü tükenir.
3) Kur’an’da tarih-zaman
göstergesi olarak “ümmet” kelimesinin kullanılması.
Zaman anlamında kullanılması
bir oluşumun doğuşundan nihai sınırına doğru
ilerleyen bir süreci tanımlar. Bu tanımda
doğrudan kökten gelen anlamla ilişkilidir.
Toplulukta bu hedefàilke/şeriat/ahlakıdır.
Zamanda ise bu hedefà vadenin dolması, müddetin
tamamlanmasıdır.
4) Örnek şahsiyet
olarak İbrahim a.s bir ümmet idi. Bu durum O’ nun Allah’ın şeçkin kullarına
yakışan tüm hasletleri tek başına kendinde topladığına bir vurgudur.
16 Nahl Suresi.120: Şüphesiz İbrahim, Allahʼa itaat eden, hakka yönelen bir
önder idi. Allahʼa ortak
koşanlardan değildi. (Diyanet Meali)
5) Kur'an'da
"ümmet” kavramını hayvan
toplulukları-kuşlar- için de kullanılır.
6 Enam Suresi.38: Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve
(gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir
şey değildir. Biz Kitapʼta
hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp
getirilecekler. (Diyanet Meali)
Aynı kaynaktan
doğan , birlikte yaşayan, bir düzeni, yolu, önderi olan her topluluk ümmettir.
Allah herşeyin en iyisini en doğrusunu bilir.